Okul kazaları, spor yaralanmaları veya oyun sırasındaki küçük çarpmalar... Çocukluk ve gençlik döneminde en sık karşılaştığımız dental acillerin başında ön diş kırıkları gelir. Bu durum hem çocuk hem de aile için panik yaratsa da, modern diş hekimliğinde bonding uygulamaları sayesinde bu travmaları birer kötü anı olmaktan çıkarabiliyoruz.
Peki, büyüme ve gelişim süreci devam eden çocuklarda neden porselen yerine bonding tercih ediyoruz? İşte "kurtarıcı" bonding tedavisi hakkında bilmeniz gerekenler:
Genç yaşlardaki diş kırıklarında hemen lamine veya zirkonyum gibi porselen uygulamalar yapılması tercih edilmez. Çünkü:
Ön dişi kırılan bir çocuk veya genç için bu durum ciddi bir özgüven kaybına yol açabilir. Bonding ile tek bir seansta, yaklaşık 30-40 dakika içinde kırık bölgeyi tamamlıyor ve çocuğun sosyal hayatına ara vermeden dönmesini sağlıyoruz.
Bonding işleminde dişten hiçbir aşındırma yapılmaz. Sadece kırılan bölgeye, dişin rengiyle birebir uyumlu kompozit materyaller eklenir. Bu, "gelecekteki tedavi haklarını saklı tutmak" adına en koruyucu yaklaşımdır.
Eğer kırılan diş parçası bulunabildiyse ve uygun şartlarda (süt veya su içinde) muhafaza edildiyse, bonding ajanları kullanarak çocuğun kendi diş parçasını yerine yapıştırabiliyoruz. Bu, doğallık açısından en ideal sonuçtur.
Diş kırılması yaşandığında ilk 1-2 saat kritik önem taşır:
Çocuklarda diş travmaları korkutucu görünse de, bonding gibi hızlı ve etkili yöntemlerle dişin canlılığını korumak ve estetiği geri kazanmak mümkündür. Genç hastalarımız 18-20 yaşına gelip gelişimlerini tamamladıklarında, bu "geçici ama güçlü" bondinglerin yerine çok daha kalıcı porselen restorasyonlar planlanabilir.
Ebeveynlere Not: Travma sonrası dişte görünür bir kırık olmasa bile, köklerin zarar görüp görmediğini anlamak için mutlaka bir röntgen kontrolü yaptırılmalıdır.