İmplant tedavisi sonrası yaşanan başarısızlıklar genellikle halk arasında "vücudum implantı kabul etmedi" veya "titanyum alerjim varmış" şeklinde yorumlanır. Ancak bilimsel veriler, implant kayıplarının arkasında alerjiden çok daha farklı ve önlenebilir nedenler olduğunu göstermektedir. Pro Estetik olarak, implant başarısızlıklarının gerçek nedenlerini şeffaflıkla ele alıyoruz.
Titanyum, doğada biyouyumluluğu en yüksek materyallerden biridir ve tıp dünyasında kalça protezlerinden kalp pillerine kadar güvenle kullanılır. Titanyum alerjisi literatürde %0.6 gibi çok nadir bir oranda görülür. Eğer daha önce titanyum içeren takılar veya protezler kullandıysanız ve bir sorun yaşamadıysanız, implant kaybınızın nedeninin alerji olma ihtimali oldukça düşüktür.
İmplant kayıplarının en büyük sorumlusu, yetersiz ağız bakımıdır. Tıpkı doğal dişlerdeki diş eti iltihabı gibi, implant çevresinde biriken bakteriler kemik kaybına yol açarak implantın sallanmasına ve düşmesine neden olur. İmplantlar çürümez ancak onları tutan kemik enfekte olabilir.
Diyabet (şeker hastalığı) iyileşme sürecini yavaşlatırken, sigara kullanımı bölgedeki kan akışını bozarak implantın kemikle kaynaşmasını (osteointegrasyon) engeller. Sigara içenlerde implant kaybı riski, içmeyenlere göre 3 kat daha fazladır.
İmplantın kemiğe yerleştirilme açısı veya üzerine takılan protezin (dişin) çiğneme kuvvetlerini doğru dağıtmaması, kemik üzerinde aşırı baskı oluşturur. Bu mekanik stres, zamanla implant çevresindeki kemiğin erimesine yol açar.
Kemik kalitesinin düşük olduğu durumlarda, implantın kemikle kaynaşması için gereken süreyi beklemeden üzerine diş takılması, "fay hattı" etkisi yaratarak sistemin çökmesine neden olabilir.
İmplant kaybı genellikle "şanssızlık" değil, teşhis, uygulama veya bakım aşamasındaki bir aksaklığın sonucudur. Titanyum alerjisi çok nadir bir durumdur; başarının anahtarı ise doğru hekim planlaması ve hastanın ağız hijyenine gösterdiği özendir.
Pro Estetik Notu: Eğer titanyum alerjinizden gerçekten şüpheleniyorsanız, kliniğimizde alerji riski olmayan "Zirkonyum İmplant" seçeneklerini de değerlendirebiliriz.