Titanyum Alerjisi ve İmplant Kayıplarının Gerçek Nedenleri

İmplant tedavisi sonrası yaşanan başarısızlıklar genellikle halk arasında "vücudum implantı kabul etmedi" veya "titanyum alerjim varmış" şeklinde yorumlanır. Ancak bilimsel veriler, implant kayıplarının arkasında alerjiden çok daha farklı ve önlenebilir nedenler olduğunu göstermektedir. Pro Estetik olarak, implant başarısızlıklarının gerçek nedenlerini şeffaflıkla ele alıyoruz.

Titanyum Alerjisi Gerçekten Mümkün mü?

Titanyum, doğada biyouyumluluğu en yüksek materyallerden biridir ve tıp dünyasında kalça protezlerinden kalp pillerine kadar güvenle kullanılır. Titanyum alerjisi literatürde %0.6 gibi çok nadir bir oranda görülür. Eğer daha önce titanyum içeren takılar veya protezler kullandıysanız ve bir sorun yaşamadıysanız, implant kaybınızın nedeninin alerji olma ihtimali oldukça düşüktür.

İmplant Kayıplarının Arkasındaki 4 Temel Neden

1. Peri-implantitis (İmplant Çevresi Enfeksiyonu)

İmplant kayıplarının en büyük sorumlusu, yetersiz ağız bakımıdır. Tıpkı doğal dişlerdeki diş eti iltihabı gibi, implant çevresinde biriken bakteriler kemik kaybına yol açarak implantın sallanmasına ve düşmesine neden olur. İmplantlar çürümez ancak onları tutan kemik enfekte olabilir.

2. Kontrol Edilemeyen Şeker Hastalığı ve Sigara

Diyabet (şeker hastalığı) iyileşme sürecini yavaşlatırken, sigara kullanımı bölgedeki kan akışını bozarak implantın kemikle kaynaşmasını (osteointegrasyon) engeller. Sigara içenlerde implant kaybı riski, içmeyenlere göre 3 kat daha fazladır.

3. Yanlış Planlama ve Aşırı Yükleme

İmplantın kemiğe yerleştirilme açısı veya üzerine takılan protezin (dişin) çiğneme kuvvetlerini doğru dağıtmaması, kemik üzerinde aşırı baskı oluşturur. Bu mekanik stres, zamanla implant çevresindeki kemiğin erimesine yol açar.

4. Erken Yükleme ve Yetersiz Kemik Yoğunluğu

Kemik kalitesinin düşük olduğu durumlarda, implantın kemikle kaynaşması için gereken süreyi beklemeden üzerine diş takılması, "fay hattı" etkisi yaratarak sistemin çökmesine neden olabilir.

İmplant Kaybını Nasıl Önleriz?

  • Dijital Planlama: İmplantın yerleşeceği en doğru açıyı bilgisayarlı tomografi destekli yazılımlarla belirliyoruz.
  • Sterilizasyon: Operasyon sırasında cerrahi alanın kusursuz sterilitesi, ilk aşamadaki enfeksiyon riskini sıfıra indirir.
  • Düzenli Kontrol: İmplant yaptıran hastalarımızın 6 ayda bir kontrole gelmesi, olası bir enfeksiyonu büyümeden yakalamamızı sağlar.

Sonuç

İmplant kaybı genellikle "şanssızlık" değil, teşhis, uygulama veya bakım aşamasındaki bir aksaklığın sonucudur. Titanyum alerjisi çok nadir bir durumdur; başarının anahtarı ise doğru hekim planlaması ve hastanın ağız hijyenine gösterdiği özendir.

Pro Estetik Notu: Eğer titanyum alerjinizden gerçekten şüpheleniyorsanız, kliniğimizde alerji riski olmayan "Zirkonyum İmplant" seçeneklerini de değerlendirebiliriz.